 |
ANA MENÜ |
 |
|
 |
İLÇELER |
 |
|
 |
DOST SİTELER |
 |
|
|
 |
|
 |
| KOMİK SÖZLER |
| 1 | Amerika'da 22 no'lu karayolunda, devriye görevi yapan bir otoyol
polisi arabasından yolu takip ederken, bir araba görmüş. Bu aracı
radarla incelemiş ve minimum 50 km. ile gidilmesi gereken yolda bu aracın
tam 22 km./saatle gittiğini fark etmiş. Bu araba yolu tıkıyormuş. Ve aracı
durdurup sürücüyü uyarmaya karar vermiş. Ve aracın peşinden gidip aracı
durdurmuş,birde ne görsün. Aracı kullanan çok yaşlı bir teyze. Ve aracın
arkasındaki koltuklarda da çok korkmuş 3 tane yaşlı teyze daha var.
Polisi görünce yaşlı sürücü: Polis bey çok mu hızlı gidiyordum? Diye endişe
ile sormuş.
Polis demiş ki; hanımefendi, hızlı değil, aksine çok yavaş
gidiyorsunuz Ve bütün otoyol trafiğini etkiliyor! Radardan gördüğüm
kadarıyla 22 km.hızla gidiyorsunuz.
Yaşlı teyze: Ama, otoyolun girişinde 22 yazıyordu ve bende bu hıza uymak
istedim!
Polis: Teyzeciğim demiş, o 22 otoyolun numarası. Bu yolda
min.50 km hızla gitmelisiniz. Kadın tamam, bundan sonra hızlanacağım demiş.
Polis tam kendi arabasına giderken, gözü yine arkada oturan, hiç
konuşmayan ve çok korkmuş 3 yaşlı teyzeye kaymış. Ve sormaya karar vermiş
sürücüye.
-Teyzeciğim bir şey sorabilir miyim? Bu arkada oturan kişilerin nesi var? Çok
korkmuş gözüküyorlar, sanki dillerini yutmuşlar gibi!
Kadın şöyle cevap vermiş: valla bende anlamadım, 250 no'lu karayolundan
çıktıktan beri böyleler. |
2 | 85 yaşında bir adam doğum odasının kapısında beklemektedir.
Doğum odasından
çıkan hekim şöyle bir bakındıktan sonra yaşlı adama
sorar:
-?içeride doğum yapan kadın yakınınız mı?"
-"Evet, eşim."
"Ama bayan 25 yaşlarında..."
-"Tamam işte, eşim o. Niye şaşırdınız, baba olamaz mıyım
yani?"
Yoo, aklıma benim dedem geldi de."
-"Nesi varmış
dedenizin?"
-"Kendisi av meraklısı idi. Sürekli ava çıkardı.
Ancak yaşlanınca zorlanmaya başladı.Birgün ava çıkacakken
onu
uyardık
ama
kendisi ısrar etti ve hazırlandı. E tabi yaşlılık,
çıkarken
tüfek yerine
baston aldı eline. Ben de kendisiyle gittim.
Ormanda epey yol yürüdükten
sonra bir geyik gördük. Dedim ya, dedem yaşlı. Bastonu
omzuna
koydu,
doğrulttu ve geyiğe bastonla ateş etti. Geyik o
anda
vurulup
yere
düştü..."
Yaşlı adam:
Olur mu, başkası vurmuştur onu."
Doktor:
Ben de onu demeye çalışıyorum işte
|
| 3 | Internet-cafe'de bos bilgisayar muhabbeti...
- Müsteri: Acaba bosalan var mi?
- Yönetici: Bosalan yok ama ilk kalkana siz
oturacaksiniz |
4 | Halk otobüslerindeki para verme muhabbeti...
- Yolcu: (Önündeki bayana abanarak) - Surdan bir
ögrenci bir
tam. - Bayan: (Parayi alip söföre uzatirken) - Surdan
bir hayvan bir
ögrenci |
| 5 |
Bir gün yolda giderken kaset satan bir dükkanin
caminda aynen söyle bir yazi görmüstüm:
"Arabalar
için çistakli müzik gelmistir." |
6 | Izmirliler bilir, toplu tasimada Kentkart
uygulamasi
vardir. Karta para yüklersiniz, otobüslerde
manyetik
okuyucuya tutarsiniz ve okuyucu okuduguna dair
sinyal
sesi verir. Kentkart uygulamasinin ilk yılıydı.
Yaslı
ama çok tonton bir teyze elinde Kentkartla otobüse
bindi. Nedense kartı soförün suratina dogru
tuttu(Herhalde paso gibi gösterilecek zannetti).
Soför iki-üç saniyelik saskinlik periyodunu
atlattiktan sonra, "Biiiiip!" dedi. Teyze bi sey
olmamis gibi geçip soförün arkasina oturdu.
Otobüsteki
herkes kahkahalarla gülerken bense soförün
zekasina
hayran olmustum. |
| 7 | Ne zaman Kadiköy'e gitsem bir araba görüyorum: Bir
Tipo'nun arka caminda hayvanî puntolarla söyle
yaziyor: YARGITAY KARARI TOFAS'IN ÜRETIM AYIBI |
8 | Bir arkadas anlattı. Geçenlerde Taksim'de yürürken
sıkışınca McDonalds'in tuvaletine girmis.
Tuvaletten
sonra elini kolunu sallaya sallaya restorandan
çikarken elemanlardan biri arkasından seslenmis:
"Bir gün yemege de bekleriz..." |
| 9 | Cuma aksami gecenin bir yarisi Arnavutköy'de taksi
ariyordum. Fakat etrafta bir tane bile yoktu.
Arabasını park etmis yemek yiyen bir taksi soforu
gördüm. Adama yaklasip, "Abi müsait misin?" dedim.
O
da, "Ehliyetin var mi?" diye sordu. Taksim'e kadar
taksiyi ben kullandim, o paşa paşa yemegini yedi. |
10 |
Az önce iş icabi Isparta'da bir müsterimizi
aradim.
Telefonu açan kibar bayana ilgili kisinin mail
adresini sordum. Hanimefendi gayet kibarca "Bizim
burada internet çekmiyor" dedi |
| 11 |
Hisarüstü-Eminönü otobüsü. Orta yasli bir adam
bindi. Özel halk otobüsü degil. Adam, soföre:
"Biletim
yok, binebilir miyim?". Söför: "Yolculara sor".
Adam
bize döndü: "Binebilir miyim?" |
12 | Devlet Tiyatrosundan bi arkadas, bi oyun için mi
ne,
Akçaabat'a gitmis.Ekip olarak sehir merkezine
gelmisler. Kafalarini kaldirinca, koca bir bez
afis
görmüsler.. Söyle yaziyo: "Ben de sporcunun zeki,
çevik
ve ahlakli olanini severim. Akçaabat Belediye
Baskani" |
| 13 | Ya olmaz böyle bir firlamalik, dinleyin:
Istiklal'in
oralarda, 9-10 yaslarinda, büyük olasilikla
tinerci,
iki çocukla konusuyor polis. Birisine sordu,
"Nerede oturuyorsun
sen, evin nerede senin?". Çocuk: "Evim filan
yok,
orada burada uyuyorum".
Polis öbürüne döndü: "Peki, sen?". Ikinci çocuk:
"Komsuyuz!" |
14 | Kisa anlatacam; üzerine düsünmeye vaktiniz kalsin.
Bi turist kiralik jipini parketmeye çalisiyor, bir
abimiz de yardim ediyo: "Come with the ball,
come
with
the ball". Ne diyim? |
| 15 | Bir gün, belediye otobüsünde giderken, belediye
otobüslerinde pek sik raslayamayacaginiz türden,
çok
güzel ve bakimli bir bayan,oturan bir adamin
ayagina
basti. Kadin gayet üzgün, adama "Kusura bakmayin
beyfendi! Çok özür dilerim!" dedi. Adam, bir
yandan
basilan ayakkabisina bakarken, kadina: "Tamam
da
bacim,ayakkabinin a...na koydun!" dediginde biz
zaten olay
yerinde yerde sürünüyorduk.
6
Devlet Tiyatrosundan bi arkadas, bi oyun için mi
ne,
Akçaabat'a gitmis.Ekip olarak sehir merkezine
gelmisler. Kafalarini kaldirinca, koca bir bez
afis
görmüsler.. Söyle yaziyo: "Ben de sporcunun zeki,
çevik
ve ahlakli olanini severim. Akçaabat Belediye
Baskani" |
16 | Bilirsiniz, bi ara gençlerde cüzdana zincir takip
sarkitma modasi vardi. Istiklal'de yürürken,
yanimdan
bu model bi tip geçiyodu ki adamin teki bombayi
patlatti: "Ne o lan? Köpegin giccina mi kaçti?" |
| 17 | Bir gün anatomi pratigindeyiz. Ilk defa kadavra
diseksiyonu yapicaz.Hocamiz nasil yapicagimizi
anlatiyo, deriden bahsediyor filan.Ingilizce
tiptayiz
ama herkes Türkçe Ingilizce karisik konusuyor. O
sirada arkalarda duran yabanci bir arkadas, 'How
thick
is the skin?' (derinin kalınlığı nedir) diye
sordu. Hoca da
'Duyamadim çocuklar,
arkadasiniz ne sordu?' dedi. Yanindaki arkadas da
gayet
sakin 'Skin`in kalinligini soruyo.' dedi hocaya.
O da ne dedigini,hoca dahil, herkes kopunca
anladi. |
| 1 |
|
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
Google Arama |
 |
|
 |
SÖZLER |
 |
|
 |
FIKRALAR |
 |
|
 |
GÜNÜN SÖZÜ |
 |
|
Yaşam gülmeyi ,sevgi hak etmeyi, vefa unutmamayı, dostluk sadık kalmayı bilenler içindir.UNUTULMADIN!
|
|
|
|
|
 |
İSTATİSTİKLER |
 |
| TEKİL ZİYARETÇİ SAYISI | |
| Bugün : | 146 |
| Dün : | 134 |
| Şu an : | 2 |
|
|
|
|
|
|