|
İlçede yerleşim 1386 yılında Oğuz Türkleri'nden bir yörük aşiretinin, şimdiki Babadağ'ın 3
km kuzeydoğusundaki Oğuzlar köyüne yerleşmesiyle başlar ve daha sonra ilçenin 4 km doğusundaki
Yeniköy'e ve günümüzdeki yerine yerleşim gerçekleşir.
I.Dünya Savaşı sonrasında düşman işgaline uğramayan ilçe, Sivas Kongresi
'ne üye göndermiş, Kurtuluş Savaşı'nda milis kuvvetlerine asker ve malzeme
yardımında bulunmuştur. Taş döşeli dar sokakları, tarihi pitoresk yamaç evleri ve konakları ile
Babadağ 1879'da büyük bir yangın geçirmiş, bugünkü birçok ev o yangından sonra yapılmıştır.
1932 yangınında Gazi ve Fevzi Paşa Mahalleleri, 1944 yangınında ise Gündoğdu Mahallesi neredeyse
tümüyle yanmıştır. 1877 yılında belediye olan Babadağ, Sarayköy'e bağlı bir nahiyeyken 1988
yılında kendisine bağlı 10 köy ile ilçe statüsünü almıştır. Altındere köyünün merkeze bağlanmasıyla
köy sayısı dokuz olmuştur.
Göçebe şeklinde Babadağ'a yerleşen yörükler, çobanlıkla ve koyun yünleriyle başlayan
dokumacılığı, yıllar sonra sanayiinin ve ulaşımın gelişmesiyle pamuklu dokumaya dönüştürmüştür.
Her evde ağaç tezgahlarda dokunan hambez sayesinde ekonomi canlanmıştır. 1940'lı 1950'li yıllar,
Babadağ'ın en hareketli ve en bereketli yılları olarak bilinir. Çünkü o yıllarda Türkiye'de,
sadece birkaç devlet fabrikası hambez üretirken Babadağ'da kurulan salı pazarları bu ihtiyacı büyük
oranda karşılıyordu. Babadağ esnafı yurdun her tarafından gelen tüccarlara hizmet ettiğinden, Babadağ'
da kültür, diğer ilçelere göre daha iyi durumdaydı.
Bilgi eklemek için buraya tıklayın
|